30.08- Son

Küçük şeyler bitti. İlk seferde sabah uyanmak ve yataktan çıkmak için bir sebep bulmam gerekiyordu, öyle başladı hikaye. İkinci seride ise amacım bir hedefe geri sayım yaparken kendime küçük sevinçler yaratmaktı. Üçüncü ve son tura, uzun zamandır farklı bir biçimde aklımızda olan ‘foto-hikaye’ formatına ısınma turu niyetine başladım.Sanılanın aksine burada olmamın sebebi görünür olmak ve … >> Devamı

18.08

Pandemi öncesi bu evde yaşayan ve yürüyüş rotamda olduğu için, geçerken sık sık balkonda oturup sohbet ettiklerine tanık olduğum çiftin çok iyi insanlar oldukları kanaatine varmıştım. Oysa balkona attıkları iki kişilik minik bir masa-sandalye takımı ve her mevsim yenilenen rengarenk çiçeklerinden başka, haklarında bildiğim tek bir şey bile yoktu. Ama balkon benimle kendi dilinde konuşuyordu … >> Devamı

12.08

“N’apayım içimden geliyor” saatleriBana göre, güneşin batışından hemen sonra, karanlık çökmeden az önce, günün en zor zamanıdır.Daha ufacıkken, amcamın peşine takılıp güle oynaya gittiğim tatilde, tam bu vakitte “n’apiim amca ben de istemiyorum ağlamayı ama içimden geliyor” diye hıçkırmaya başladığım ve bunu tatil boyunca tekrarlamak suretiyle, adamı hayatından bezdirmişliğim var.İşte tam şu an, günün o … >> Devamı

02.08

Kauai O’o kuşunu duymuşsunuzdur.Sesi en son 1987’de duyulmuş ve sonra nesli tükenmiş. Sesi kaydedilen son kuş, bir erkek Kauai O’o kuşu; onun son şarkısı ise, bir yerlerden çıkıp gelmesini umduğu dişisine gönderdiği çiftleşme çağrısı.2019 yılının baharında, bu kuşun sesini dinlediğimde “Hayatta duyduğum en hüzünlü şey” diye not etmişim.Ah ne acı, sesini duyurma çabası ileboşluğa atılan … >> Devamı

30.07

Böğürtlen vaktiHer sene yaptığımız gibi, bu yıl da yanıbaşımızdaki parka böğürtlen toplamaya gidiyoruz. Bu sefer daha idmanlıyız, yanımıza aldığımız uzunca bir sopayla, en uçtaki yetişkinlere kadar uzanıyoruz. Ne kadar arsız, ne kolay büyüyen bir bitki olduğunu bildiğimiz halde özeniyoruz, dikkatlice, hiç incitmeden ayırıyoruz dalları.İki topladıysak, üçünü bırakıyoruz dalında, kuşlara, böceklere ve parka yolu düşen komşularımıza.Böğürtlenler … >> Devamı

25.07

Siz eskisi gibi sevinebiliyor musunuz? Böyle ‘yihhuu’ demeli, tavanlara zıplamalı, şıkır şıkır oynamalı sevinçler. Havalara uçmalı.Ben sevinemiyorum.Şimdilerde benim yaşadığım hep tedirgin sevinmekler. ‘Sakin ol, hele bir dur bakalım, üzüntü de sevinç de geçici’ diye fısıldayan tarafa yenilmeden; ‘ne duruyorsun rahatla ve var gücünle bir kahkaha bas geç’ diyene kapılıp gitmeden, öyle arada kalmış, ürkek bir … >> Devamı

20.07

Hiç beklemediğin yerlerden kırıyorlar seni. Dağılıyorsun. Seninkisi bir arabanın ön camının kırılması gibi ama, koca koca darbelere bana mısın demiyor da, minicik bir yerin var, zayıf, korunmasız. Gidip orayı buluyorlar. O ufacık darbenin yarattığı çatlak, örümcek ağı gibi yayılıyor, parçalana parçalana kalbine kadar ilerleyip, un-ufak ediveriyor seni.Oysa ne ilaçlar yuttun, ne yardımlar aldın bu kırılmaz … >> Devamı

19.07

Pandemide izlediğim ve hiçbir yere kaydetmediğim için adını ve yönetmenini asla hatırlayamadığım bir kısa filmde; “Birden çok kültürlü olmak, insanı evsizleştiriyor ve hep yabancı kalmasına sebep oluyor. Bu da iki kültüre de uzaktan bakabilmesini sağlıyor” manasında bir şeyler söylemişti yazar. “Ne doğru ve ne acı” diye not etmişim bunları defterime. (Şimdi olsa, ne acı kelimesinin … >> Devamı

18.07

Birileri sırf sana rahatsızlık vermek için, en sevdiğin puzzle’ın iki parçasını cebine indirip, gözden kaybolmuş ve sen de sinirden her şeylerini toplayıp çöpe fırlatmışsın gibi bir gün.Ne sıkıcı bir gün.Sıkılınca #hikayeliküçükşeyler

11.07

Valizimi, tam bir gurbetçi çantası gibi, tıka basa doldurdum (kitaplar, ilaçlar, fındık-fıstık) havaalanında uçmayı bekliyorum. Yine de bir şeyler unutmuş gibiyim, tekrar tekrar listelerin üstünden geçiyorum. Oysa eksikliğini hissettiğim şeyi de, gerçekte arkamda kalanları içime sindirmeye çalıştığımı da çok iyi biliyorum.Hep böyle çünkü…Hele beni Ege yolcu ettiyse, boğazıma bir yumru, gözlerime de yaş oturuyor. Yutkuna, … >> Devamı