Look Left

Yolda yürürken aslında sadece yolda yürümek istiyorum. Olmuyor. Kendimle hesaplaşmalarım, dünyayı kurtarmalarım, henüz gelmemiş gelecekte, olmamış sorunlar olursa yapılması gerekenler… derken bir bakmışım yolu yarılamışım. “Look Left” yazıyor ayağımın ucunda. Hem sola, hem sağa bakıyorum yine de. Coğrafya kaderdir, temkinli olmak öyle kolayca atılmıyor bünyeden.

Feride Çiçekoğlu’nu çok sevdiğimden, Mine Söğüt’le birlikte yaptıkları podcasti dinliyorum birkaç gündür. Bir bölümde Mine Söğüt, hep havalara bakarak yürüdüğünden bahsediyor. Yılda bir ortopediste işi düşermiş, Türkiye’nin çukurlu yollarından sebep. Annemi düşünüyorum. Ne de olsa Sezen’in, anneni daha sık anımsıyorsan dediği yerdeyim. Annem hep yere bakarak yürür. Yürürken türlü şey bulur yerden, bazen para bazen düğme. Onun neden hep yere baktığını düşünüyorum hatta anlıyorum. Ne de olsa Sezen’in, anneni daha sık anımsıyorsan hatta anlıyorsan dediği yerdeyim. Ne tuhaf. Kendini yazarkenki kadar cesur olamıyor insan annesini yazmaya gelince. Püff… üfleyip düşüncelerimi dağıtıyorum. Şarkıya gidiyor aklım. Her yanından yapmacıklık akan Ajda’yı sevenlerden olacağıma tabi ki Sezen’i severim, diyorum. İçimdeki melodiyi adımlarıma bağlıyorum.

“Keep Right” yazıyor ayağımın altında. Sadece karşıdan karşıya geçerken yere bakarak yürüyorum galiba ben. Kuşlar, ağaçlar ve bulutlar sokakta olmamın birinci sebebi zira. Hem sola, hem sağa bakıyorum yine de. Coğrafya kaderdir, temkinli olmak öyle kolayca atılmıyor bünyeden.

Yürüyorum.

bu sabah bir umut var içimde, Londra

“Look Left” üzerine bir yorum

Yorum yapın