İştahlı insan

İştahlı insanlara hep özenirim. ( Bir de yaz kış göbeği açık gezebilen üşümeyenler tayfasına.) İştahlı insan, gerek yemeğe gerekse yaşamaya, seni de acıktırır.

Son üç-beş seneye kadar yemekle aram hiç iyi değildi. Bakıyorum o zamanlar dünyaya karşı iştahım çok daha fazlaymış. Sonraki yıllarda, yavaşlama, emek verme, sofra etrafında toplanmalardan haz alma dönemine girmişim. Yaşamak iştahımdaki iniş-çıkışlar da (aralıklarla sert düşüşler diyelim) tesadüftür aynı zamana denk düşüyor. Hala tabağımdaki sulu yemekten çok keyif aldığımı söyleyemem. Ama yirmi dört saat aralıksız kek- börek, meyve ve abur cubur yiyebilirim. Ayrıca ellerimle kurduğum bir sofrada arkadaşlarımla çevrili olmak beni son derece neşelendirir.

Kafamda insanların yeme biçimleriyle iş yapma, kültür, hatta sex hayatları arasında olası bağlantılar kurduğum çok olmuştur. Bu yazıyı yazarkense yepyeni bir aydınlanma yaşadım. Sürekli abur cubur yiyerek karnımı doyurmamın sadece vücudumla değil, hayatımda değiştirmek istediğim şeylerle de ilgili ipuçları taşıdığı fark ettim. Sonuç; fındık fıstığa veda edemesem de beynimi dolduran abur cuburlara muhakkak veda etmeliyim.

Nasılsa benim işim farkındalık ama asıl mesele o farkına vardıklarımı değiştirme enerjisi. Yani bir nevi harekete geçme iştahı. Desene o iştahı da kaybettik madem, şimdi sıra iştah kabartacak kokuların peşine düşmekte…

merhaba elektrik direğine döktürmek üzereymiş gibi duran gri bulut, Londra

Land of Cockaigne, Pieter Bruegel the Elder

“İştahlı insan” üzerine 2 yorum

  1. Ne guzel olmus bu yazi. Ben sanirim gereginden fazla istahli bir insanim. Hem gercek hem de metaforik anlamiyla. Cok ilginc bir bakis acisi olmus.

Yorum yapın