Bir soru, bir cevap

– Yazmaya merakınız ne zaman başladı sayın balık?

– Vallahi çok eskiden başladı. Ama kendi kendime, çocukken genelde sıkıldığım için başladı.

Hiç havalı olmadığımın farkındayım. Zaten soru da var olmayan bir röportajdan.

Pek çoğu annem bana hep roman okurdu uyurken diye yanıt vermiş oysa, babası aldıkları çocuk dergilerini ciltletirmiş. Neyşınıl ceografiklerin hiçbir sayısını kaçırmazlarmış ve Ingilizce bilim dergilerini.

Birinin ailesi Fransa’ya yaz okuluna yolladığında daha on dördüne yeni basmışmış. Ailesi ilkokuldayken de onu böyle kamplara, dil kurslarına yolladığından kendi kanatlarıyla uçmayı erkenden öğrenmiş.

Biri Gassaray’dayken çok haylazmış ama tiyatro oyunu yazarmış, diğeri Sen bilmemne’de okumuş ama bir sor nasıl? Öyle parasıyla değilmiş, tam bursluymuş. Edebiyat öğretmenleri bakımından çok şanslılarmış yalnız. Klasiklerden girmişler, marksist feminist okumalardan çıkmışlar. Ama en önemlisi hep kişiye özel notlar yazılmış mezuniyetlerinde hediye edilen kitaplarının arasına. ‘Büyük insan olacaksın, ahanda buraya yazıyorum!’

Ben fâ’ilâtün / fâ’ilâtün / fâ’ilâtün / fâ’ilün öğrenirken ve eski bir gitar ile gitar metodu ödünç alıp yaz sıcağında kendi başıma çabalarken olmuş bunlar. Ailem önce siyaset, sonra ayakta durma, sonra da yaşam kavgası verirken, bana ekstra ayıracak pek vakitleri olamadığından, abim ve ben arada kendi yolumuzu bulurken. Çok kitaplı, bol okuma yazmalı ve güvenli bir evde olmaktan hep şanslı ve gururlu hissederken.

Varsın özel ders alsam kesin ustalaşana kadar elimden bırakmayacağım gitarı da öğrenememiş olayım.

Benim röportajda da bundan dem vururuz. N’apalım.

akşam serinliğinde, Londra

“Bir soru, bir cevap” üzerine 2 yorum

  1. Ayni programlari izleyip ayni seylere sasiriyoruz sanirim. Biz alaylilar tayfasiyiz bence, bazilari icine dogmus, yerlisi :)

Yorum yapın