Burada mıyım?

Türkiye seyahatleri sonrasında, ülkedeki siyasi ve ekonomik gündem ve kişisel koşuşturmalarımın bünyede bıraktığı sersemlikten kurtulup sakin hayatıma dönmem biraz vakit alıyor. Kafamla bedenimi aynı anda, aynı yerde buluşturamadığımdan yazı yazmak ya da günlük rutinlerime adapte olmak zorlaşıyor.

Her gidiş- gelişte, geride kalan tek tük güzelliklerin de elimizden kayıp gittiğini deneyimlemek hüzün verici. Ülkede yine müthiş bir ümitsizlik kol geziyor. Hiç kimsenin yeni bir yıla hatta yeni bir güne uyanacak hali, yeni şeyler için beklentiye girecek bir enerjisi yok. Ülkenin baskıcı, leş çukuruna dönmüş siyasi havası bunaltıcı, ezici. Seçim bağımlısı bir halk olmamıza rağmen, yerel seçimlerle ilgili en ufak bir heyecan kırıntısı görünmüyor ortalıkta. Sokaktaki herkes geçim ve gelecek kaygısı taşıyor, doğal olarak suratlar asık, insanlar bezgin. Evlerde hava durumundan çok, anlık dolar ve altın fiyatları takip ediliyor. Televizyon ağlak, arabesk, beşinci sınıf dizilerle, üç-beş adamın bir masa etrafında oturup kıçlarından ahkam kestiği, demode siyaset programlarına teslim edilmiş durumda. Ülkedeki tüm kurumlar çöküşe geçmiş, bunların arasında mimarlık mesleğinin dertlerine girmeye gerek bile duymuyorum. Bir de Antalya özelinde durum kötüye gidiyor, hava çok kirli, ev kiraları son yılda on katına çıkmış, trafikte saatlerce vakit harcayınca, artık şehrin sürekli artan insan kalabalığını kaldıramadığı çok net görülüyor.

Benim avuntum, annem ve babamın kendilerini idare edecek kadar sağlıklı olması, oğlum da yavaş yavaş yolunu çiziyor. Annemin nefis yemeklerini yemek ve simitle kahvaltı yapmak büyük keyif. Geniş aileye katılan Duru bebeği ve kuzenlerimi görmek içime iyi geliyor.

Bir de güneş var, Aralık ayına inat yerli yerinde… Deniz ve ufuk çizgisi de.

Böyle böyle, insan tutunacak bir şeyler buluyor yine de. Ne mutlu ki orada, uzak ülkede özleyecek şeyler var hala.

Ve o uzak ülkeyi düşünürken kafamda çalmaya başlayan şarkıda şöyle diyor Teoman:

“Acıtıyor güzelliğin, farkında mısın?
Tenin esmer, ruhun sarışın.”

Londra, Ocak 2024

“Burada mıyım?” üzerine bir yorum

  1. “Acı geçicidir. Bir dakika, bir saat, bir gün, veya bir yıl sürebilir, ama eninde sonunda yatışır ve onun yerini başka bir şey alır. Fakat eğer ben pes edersem, acı sonsuza dek sürer.” Lance Armstrong. Anne yemeği, simitli kahvaltı, deniz üzeri güneş gibi ışıklı günlere…

Yorum yapın