Sana ne oldu küçük balık?

Sana ne oldu küçük balık? Geride bıraktığın kaygılar, iç çekişleri ve bunaltılar yine nereden gelip buldu seni? Hem de ilmek ilmek ördüğün o güvenli kabuğun içinde…Hem de o kadar tetikteyken…Ve o kadar farkındayken…Ve o kadar barışmışken.

Nasıl oldu da yakalayıverip seni salındığın berrak sularda, ağzı kapalı bir cam kavanoza hapsetti de okyanusa geri saldı o fırsatçı kötümserlikler?

Uyan küçük balık, uyan. Ağır suların dibine bile ışığını ulaştırmayı başaran güneşe dön yüzünü. Rüzgarda salınarak yol alan sarhoş martıları hayal et. Uzaklıklar, yabancılıklar, yönsüzlükler uyuşturmasın seni. Hep derine düştün, hep daha yukarı çıktın. Yine yaparsın. Yine yapacaksın.

Yeter ki kalbine iyi bak.

Yeter ki kendine iyi bak.

Yeter ki umut et, küçük balık.

Kendini kendine daha çok özletme.

esintide bir o yana bir bu yana salınan kestane ağacının yapraklarına hayranlıkla, Londra

Michal Pelka, North Sea, 2019

“Sana ne oldu küçük balık?” üzerine 2 yorum

Yorum yapın