Eklektik

Geçen sabah işe yürürken, yine bisiklet terörüne maruz kalınca, çocukluğumda kendime ait bir bisikletim olmadığını, bisiklet kullanmayı da bir Temmuz sıcağında, emanet bir bisikletle, amcamların bahçesinde öğrendiğimi hatırladım. Bu sebeple, arada kiralayıp pratik yapmaya çalışsam da, bir türlü günlük işlerini bisikletle gören bir insan olamadım. Oğlum ilkokulda üçüncü bisikletini eskitirken, ona bu hikayeyi anlattığımda benim için hüzünlenip ağlamıştı. Onun için bisikleti olmayan bir çocukluk, hayal edemeyeceği kadar üzünçlü bir şey olmalı. Ama o günleri yaşarken bana hiç de öyle gelmemişti.

Geçenlerde kitaplıkta Aşk Üzerine (Alain de Botton) kitabını aradım. Yazık onu da yirmi metrekare bir depoya tıkıştırdığım diğer eşyalarımız ve yüzlerce kitapla birlikte geride bırakmışım. Oysa otuz yaşıma girerken Ayse’nin ilk sayfasına ‘Çözmek için uğraştığın en önemli meselede yardımcı olması dileğiyle’ yazıp hediye ettigi kitaptı. Dertsiz güzel günler diye geçirdim içimden. Ama o günleri yaşarken bana hiç de öyle gelmemişti.

Mubi’de Ömer Kavur’un Kırık Bir Aşk Hikayesi gözüme ilişince bir göz atayım dedim. Başrolde Kadir İnanır kimseyi çekemeyeceği, çok dertli bir anında neyin var diye soran babasını, tek kelimeyle kendinden uzaklaştırdı. ‘İlişme!’ Bundan sonra kafamda bir şeyler kurarken ya da en basitinden kimseyle konuşmak istemediğimde ‘İlişme!’ kelimesini kullanmaya karar verdim. İngilizcesi ‘Don’t touch’ olabilir mi diye düşündüm ya, bence mana yetersiz kaldı. Onu da ‘Kolay gelsin’, ‘İyi günlerde kullan’ ve ‘Geçmiş olsun’ un yanına yolladım. Nedense içimden ‘uzak dur yakınıma bu mesafe beni bozar’ diye mırıldandım. Aklıma o vakit Özdemir Asaf düştü. Ben de, hep resim mi olacak arada bir de şiirle kapatayım yazımı dedim…

Ben Değildim

Bir aksam-üstü pencerenden bakıyordun
Ağır ağır, yollara inen karanlığa.
Bana benzeyen biri geçti evinin önünden.
Kalbin başladı hızlı hızlı çarpmaya..
O geçen ben değildim.

Bir gece, yatağında uyuyordun..
Uyanıverdin birden, sessiz dünyaya.
Bir rüyanın parçasıydı gözlerini açan,
Ve karanlıklar içindeydi odan…
Seni gören ben değildim.

Ben çok uzaktaydım o zaman,
Gözlerin kavuştu ağlamaya, sebebsiz ağlamaya.
Artık beni düşünmeye başladığından
Bıraktın kendini aşk içinde yaşamaya..
Bunu bilen ben değildim.

Bir kitap okuyordun dalgın..
İçinde insanlar seviyor, ya da ölüyorlardı.
Genç bir adamı öldürdüler romanda.
Korktun, bütün yininle ağlamaya başladın..
O ölen ben değildim..

Ö.Asaf

Londra

Yorum yapın