Bir dünya yük

Bazen koca bir kitap okumak gerekmez, günlerce düşünmek ya da zihnin oradan oraya koşuşturmasını tetiklemek için. Dört kelimeden oluşan bir cümlecik bunu başarır. Dün, yıllar önce tesadüfen IKSV Salon’da bir konserin ön sanatçısı olarak dinlemek dışında, hakkında çok fazla bilgi sahibi olmadığım Kalben’den şöyle bir cümle duydum:

‘İnsan olmanın derin suçluluğu’

Bu cümle bana sürekli içimde taşıdığım ağırlığı hatırlattı. Dünyada bunca acı varken gülmekten, oğlum için kurduğum hayallerden bazen de sadece iyi hissetmekten duyduğum utanç. Yurdumda bir çadırın içinde yağmur yağmasın diye dua eden insanlar varsa hala, doğum yeri Antalya değil de Cizre yazdığı için kimlik kartında işkencede kaybedilenlerin bedenini arıyorsa yıllardır Cumartesi Anneleri. Kadına şiddetin 2023 yılı tablosu, savaş bilançosunu çoktan aştıysa bir ülkede ve bir babaya kızının cenazesini kokmasın diye derin donduruca saklattığımız günlerin üstünden pek az vakit geçmişken. Dahası tüm dünya çocuklar, kadınlar ve azınlıklar için hala cehennem yeriyken ve insanı kanadı kırık bir göçmen olmak ile Gazze’de bir hastanede, Ukrayna’da bir okulda ya da Türkiye’de bir cemaat yurdunda can vermek arasında sıkıştırıp bıraktıysa muktedirler. Yahut F tipi bir hücrenin daracık odasındaysa en değerliler…

Nasıl ezilmez insan olan, sonsuz bir hüzün ve çaresizlikle örülü derin bir suçluluk duygusunun ağırlığıyla?

Ben diyeyim bir dünya yük, sen de onmaz bir dünya ağrısı

Delirmeden devam edebiliyorsak yaşamaya, inatla birbirimize ve sanata tutunmaktan bir de kalbimizdeki devrimci umuttandır.

sorma sırtımdaki ağrı neden hiç geçmez diye, Londra

Death and Girl
Egon Schiele1915
Death and Girl- Egon Schiele 1915

“Bir dünya yük” üzerine bir yorum

Yorum yapın