Pencere önü yazıları-7

Güneşi yakalayınca erkenden kendimi sokağa attım. Halledilecek işler, biraz aylaklık derken öğle vakti eve döndüm. Eve her girişte 1.kattaki cumbaya bakıyorum. Yedi sene boyunca hayallerimi gerçekleştiren, evimi güzelleştiren, bana kıyısında oturup üretme imkanı veren mekan. Yine güneşle yıkanıyor ve yine storlar kapalı.

Bu dünyada en çok potansiyelini boşa harcayanlara üzülüyorum. Ege ile en çok sürtüşmemiz bu konu üzerinedir. Engin edebiyat yeteneğini ve tiyatro bilgisini boşa harcadı, harcıyor. Allahtan tüm hayatını dolduran gitar tutkusu hala onunla ve ekrandan o sayede birazcık da olsa ayrı kalıyor. O da zaman geçince anlayacak, kendi bilir.

Diyeceğim o gün boyu güneş alan cumbada sürekli üstü don-atlet dolu çamaşır askısını görünce ya da böyle tüm storlar indirilmiş olunca, sinirim bozuluyor. Böyle güneşli pencereler, böyle hoyratça hiçe sayılamaz. Sayılmamalı.

Londra

Yorum yapın