Haftalık-5

Benim haftalıklar, önce hastalık, sonra seyahat bahanesiyle epeyce aksadı. Önümüzdeki haftaya yepyeni bir sayfa açma umuduyla, kaldığım yerden bugüne birikenleri bir telafi yazısıyla toparlayayım. Dediğim gibi son ay, özellikle okuma ritmim çok çok düştü. Aslına bakarsanız şu an yazılmayı bekleyen de iki ödev-öykü var ve ben bu işe giriştim. Hakkımda hayırlısı.

İzlediklerim:

Keşke sen de izlesen

Yenilerden iki bebek: Past Lives (İndragandi) ve çok eski ama eskimeyen dostum Miyazaki’nin son şahanesi The Boy and the Heron. (Sinema)

Duygularım karmaşık: The Holdovers (İndragandi)

Dizilerden : Fargo son sezon, mükemmel yine. (Prime)

Belgesellerden: Squaring the Circle: The Story of Hipgnosis. (Netflix) Benim gibi Rock çağına ve Pink Floyd’a düşkünseniz daha da seveceksiniz. Ve Onat Kutlar anısına çekilen Ask, Ates ve Anarşi Günleri: Türk Sinemateki ve Onat Kutlar. (Mubi)

Kaurismaki kontenjanı: The Match Factory Girl (Mubi)

Yerli malı haftası: Sanki Her Şey Biraz Felaket (Mubi)

Yeniden izlenenler

Ratatouille , The Party, Basic Instinct (Prime) ve Bonnie and Clyde.(BBC)

Olsa da olur , olmasa da:

Film: Familia (Netflix) , Genius, Saltburn (Prime)

Dizi: A Nearly Normal Family (Netflix)

Ben ettim sen etme

Maestro (Netflix), Bir insan böyle güzel bir konuyu ve Carey Mulligan’ın güzelim oyunculuğunu nasıl harcar anlayamıyorum.

She Came to Me (İndragandi), boş, bomboş.

Okuduklarım:

Bu ara okuma düzenim yerlerde sürünüyor. Cem Hoca’nın okuma atölyesi için okuduğum, Roy Jacobsen- Görülmeyenler, Claudia Durastanti- Yabancı. Ayrıca Ágota Kristóf, Okumaz Yazmaz. E kitap, Ayfer Tunç – Kırmızı Azap. Sesli kitap, Birhan Keskin- Fakir Kene (önceden okumuştum aslında arada bir dinlemek istedim), Barış Bıçakçı- Sinek Isırıklarının Müellifi. İçimden geldiği için okuduğum öykü, Sevgi Soysal- Bir Şeydi Hiçliği Hiç Olup Yitti. Ödev olarak okuduğum öyküler, Celal Hosrovşahi- Cafe Nadiri, Murathan Mungan- Zamanımızın Bir Külkedisi, Guy de Maupassant- Gerdanlık, Onat Kutlar- Hadi.

Dinlediklerim:

Bu ara bir yerlerden karşıma çıkınca takıldığım Philip Glass’ın şu albümünü bol bol dinliyorum. Bir de Hani Rani’yi keşfettim, bu listeyi açıyorum arada.

Haftanın resmi, soğuk günlere uygun ve en sevdiğim Skagen ressamından birinden. Peder Severin Krøyer – Hornbaek in winter

Haftaya görüşmek üzere.

Peder Severin Krøyer – Hornbaek in winter

Yorum yapın