Kesik

2 Eylül 2019- Kırmızı kaplı defterden “Sağ yüzük parmağımın ucunu kesmişim. İncecik ama derince bir kesik. Nasıl ve ne zaman kestiğimi hiç hatırlayamıyorum. Yakından bakınca bile zor görülüyor. Ama sızlıyor…ince ince…içten içe. Kesiği unuttuğum anda, bir şekilde bana kendini hatırlatıyor. Dışardan bakan için belli belirsiz bir iz. Ama benim elimi acıtıyor işte. İçimi sızlatıyor. Bu … >> Devamı

Yeni Hayat Atölyesi

Uzun süren kışın bitimi ile Ceylan’ın kaygı bozukluğu tedavisinin bitimi aynı zamana denk geldi. Psikoloğu, başarısız olma korkusunun Ceylan’ı ele geçirdiğini ve onu hedeflerinin peşinde koşmaktan alıkoyan bir üşengeçliğe sürüklediğini tespit etmişti. Birlikte epeyce yol kat ettikten sonra terapisti, bundan sonrası için yaratıcı atölyelere ya da grup aktivitelerine katılmasını salık verdi ve çalışmalarını sonlandırdılar. Ceylan … >> Devamı

Delirseydik keşke de…

2015 yılında blogumu bu formatta yayına alırken yayınladığım ilk yazı, Delirmeyeceğim adını taşıyordu. Burayı benden başka okuyan ve linke Tık’lamaya üşenenler varsa aşağıya yazıyı kopyalıyorum. ‘ Delirmeyeceğim Çocukluğum ve hatta tüm yaşantım, belirli aralıklarla tekrar edilen, “Milli birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan şu günler” klişesi ile geçti. İlginçtir ki, ülkecek bu kelime öbeğini … >> Devamı

İyi ki yapmışım

Dün kızlarla, taslak bir öykü üzerinden konuşurken eski günleri yad ettik, biraz da hayatımızdan gelip geçenleri yerin dibine sokup çıkardık. Görüşmeyi “Aman, iyi ki yapmışım!” diye bitirdim. O konuşmadan sonra bir sürü şey geldi gözümün önüne, hem gülüp, hem ağladığım ama yine de iyi ki yapmışım dediğim hikayeler. Bu anlatacağım da o günlerden kalma ufak … >> Devamı

Kuşburnu Çayı

Bugün 23 Eylül, sonbahar ekinoksu. Çevremde aklı başında bildiğim insanlar bile ritüellerden, şifalanmalardan filan bahsetmeye başlayınca pek güleceğim geliyor, çaktırmıyorum. Bu tantananın ortasında, bir tek Şamanların bu hasat ve içe dönüş dönemini nasıl karşıladıklarını merak ediyorum. O da sırf, geniş ailemin öteden beri süregelen bazı adetlerini, özellikle doğum ve ölüm sonrasında yapılanları, haklarında pek az … >> Devamı

Bana ait- ve fakat son derece kamusal-bir yer

İşten çıkıp, nehir kenarına geldim. Nehrin kimsenin pek rağbet etmediği bir köşesini keşfetmiştim aylaklık zamanlarımda, oraya gidip oturdum her zamanki gibi. Böyle sıradan yerler bulmak ve kafamda “buralar bana ait gizli köşeler” diye düşünmek hoşuma gidiyor. Aslında benimkisi biraz da suyun, ördeklerin ve çocuk seslerinin dışında minimum şeye, daha da açıkçası en az insana temas … >> Devamı

Kanepe insanları

Evsiz insandan bir derece daha iyi durumda olandır kanepe insanları. Mutlaka misafirliğe kabul edildikleri bir yer, yatacakları bir kanepe sunulmuştur onlara. Sıcaktan kan ter içinde kalıp gözünü kırpmadan sabahı etmesi ya da uyandığında klima soğuğunun iliğini kemiğini çekmesi mühim değildir. Kanepe insanının yastığı çok alçaktır, yahut haddinden fazla yüksek, sabaha mutlaka boynu tutulur. Vücudunda ısırılmadık … >> Devamı

Babam revire çıkıyor!

Yıl sonu tatiline gönderildiğimiz dede evinde, radyodan yayılan “Benden selam söyle Bolu beyine” sesiyle uyandığımda, 6 yaşında bir kız çocuğuydum. Aynı radyo, sokağa çıkmanın yasak olduğunu da duyurmaktaydı. Genelde kışların bile aydınlık geçtiği Akdeniz’de o Eylül, üstümüze öyle koyu bir karanlıkla çöktü ki, çocukluğuma kazınan o karanlık bir daha aklımdan çıkmadı. Bıyık dedem, kaldığımız minik … >> Devamı

Arabul Kuaför

Son karton kutuyu da sıkıca bantladı ve üstüne keçeli kalemle kocaman ‘Dikkat kırılacak’ yazdı. Yatmadan su almak için girdiği mutfağa şöyle bir göz attı. Dolap kapaklarından birkaçı menteşelerinden aşağı sarkmıştı. Bir türlü ayar tutmayan storun ipi, pencere koluna bağlanmıştı. Musluk uzun zamandır sızdırıyordu. Evin her bir köşesinden bırakılmışlık, boşvermişlik fışkırıyordu. Bunların hepsi birer işaret, diye … >> Devamı

Kusursuz Bir Plan Aranıyor

Açık konuşmam gerekirse, son yıllarda bu eve giren çıkan pek çok kadın oldu. Ben de bazılarının kucağına atlayıp sırnaşıklık yaptım, bazıları ile koyun koyuna uyudum, bazen tüm sevimliliğimi takınıp bir fotoğrafa poz verdim. Çünkü emindim, nasılsa çekip gideceklerdi. Nitekim geldikleri gibi gittiler de. Ama o kaldı. Z. ile ilk karşılaşmamız Haziran ayında bir gece yarısı oldu. Osman onun için “Gittiği … >> Devamı