İnsan

İnsan alışan bir varlıktır. Varlığa çabucak, yokluğa yavaş yavaş alışılır lakin. Konforunu, alışık olduğu tatları, ana dilini ve hatta sevdiği insanları kaybetmeye zorla ve zorunda olduğu için alışır gidersin. Mesela, Nisan sonunda kaban giyip yine de üşümeye, sabahları sıcak poğaça yerine sütlü yulaf yemeye, kalabalık bir grupla çıkılan öğle aralarından bir şehir parkının bankında yapayalnız … >> Devamı

Soğuklar

Bazı insanlar içinde kara bir kış taşır. Gördüğü, dokunduğu, söylediği her şeyi taşa çeviren bir kötümserlik. Ağızlarını açınca ortaya dökülüverir karanlıkları. Bazısı da içindeki sırrı saklamak için yapma bahar çiçekleri saçar her tarafa, önüne gelene bol kepçe iltifat dağıtır. Sağlama aldıklarında kendini, sevdirdiklerinde, salıverirler içindeki engerekleri. İçinde koca kış taşımak, bahar taşımaktan daha kolay olsa … >> Devamı

45’lik

‘ Ayşe, yeni aldığı plağı, incitmekten çekindiği bir şey taşır gibi dikkatle pikaba yerleştirdi. Kolu nazik bir hareketle kaldırdı, iğne plakla buluştuğunda salonu dolduran sessizlik, yerini müziğe bıraktı. Şarkıyla birlikte içinde gün uyandı, yaşam belirtileri yeniden canlandı.Uzaktan da olsa denizi ve adaları görecek şekilde yerleştirdiği sarı koltuğuna oturdu. Birsüre göğün nerede bittiğini, denizin nerede başladığını perdeleyen … >> Devamı

Girdap

Kafamda koşuşturan düşünceler mi, yoksa içimdeki yoğun kaygı bulutu mu yarattı bu girdabı? Sözler, ritm ve hayat enerjim, hepsi onun derin karanlığına kapılıp gitmiş sanki. Erkenden uyuyorum, sıkıldıklarımdan uyuyarak kaçmak benim için görülmemiş olay. Okuduğum, izlediğim hiçbir şeyden heyecanlanmıyorum, oysa pek coşkuluyumdur güzellik karşısında. Hayalini kurduğum kalabalık sofraların ışığı gözüme iyice solgun görünüyor artık, deniz … >> Devamı

Aslında bu yoktu, içimden geldi

Dün çok konuşan, hatta hayatını konuşarak kazanan bir arkadaşımızın yine online bir sohbetine denk geldik. İki insanın kendi arasında yaptığı boş muhabbetlerin bile binlerce dinleyici bulduğu bu ortamda, Ömer’e “Acaba konuşmayı bu kadar çok seven insanların ağızlarını on dakikalığına bantlasak ne olur?” dedim. Bunun üstüne fantastik bir öykü yazdık birlikte. Ben, sonu patlamak suretiyle ölüme … >> Devamı

Çatlak

” … Annemin gözünden iki damla yaş süzülüp çenesindeki çukura kadar varıyor. Yanağındaki gözyaşının tuzlu izinde, artık hiçbir zaman oradan çıkmayacak olan öfkeyi ve çaresizliği görüyorum. Gözümü ve kulaklarımı kapatıyorum sımsıkı. Uzaktan gelen köpek seslerini ve gece böceklerini dinlemek istiyorum sadece. Duyduklarımı değil. Yaz tatilinin çocuksu sevinci yerini ağır bir iç bunaltısına bırakıyor. Geldiğimiz bu … >> Devamı

Bol virgüllü yedi cümle

Haftalıkları yazmaktan vazgeçtim. Film okuma ustalarının ciddi dersler verdiği, kitaplar üzerine konuşma klüplerinin peynir ekmek gibi sattığı bir ortamda, izleyip okuduklarımın, duyup gördüklerimin dilimde bıraktığı tadı, göğüs kafesimde bıraktığı hoş sadayı amatörce anlatmak, pek anlamlı bir iş gibi görünmemeye başladı, sonra da hevesim kaçtı. Nasılsa İMDB listelerim yerinde duruyor, okuduklarım raflarda ve belleklerde. Belki bu … >> Devamı

Kafamın içinden naklen

Günleri alt alta dizdiğimde kayda değer hiçbir şey kalmıyor elimde. Oysa ne çok şeyle meşgulum. Beynim patladı, patlayacak. Bir çalışma masası sığacak kadarcık ekstra alanımız olsun diye, günlerdir, üst kattaki daireye geçmenin artısını eksisini tartıyoruz. Ev sahibine mail atmadan on beş taslak yazıp sildik. Yeterince kibar ama bir o kadar kendimizden emin görünmeliyiz. Daha oraya … >> Devamı

Bekle beni

Kimseler öğretmedi bize, kalbin öyle söylendiği gibi yumruğumuz kadar olmadığını. Erkekleri, kadınları, dünyanın tüm çocuklarını, Berkin’i, Ali Ismail’i, Uğur Kaymaz’ı, misal kestane ağaçlarını, mis gibi açan portakal çiceklerini ve gingko biloba yapraklarını, hatta korktuğumuz hayvanları bile ve hiç korkmadığımız zürafaları ya da tüm kuşlar adına kızıl gerdanları ve sırf bütün bunları daha iyi görmemizi sağladığı … >> Devamı

Başlıksız

Babam geçende ‘İnsanın kalbi nerede atar?’ diye sormuş. Bence insanın kalbi o an en çok ağrıyan yerlerinde atar. İnsanın kalbi bazen yanıp duran midesinde, bazen tutulmuş omzunda atar. Sadece bununla kalmaz tabi. Çocuğu olanın kalbi misal, en çok çocuğunun yanındadır, parçalayarak içinden çıktığı yerler öyle yaralanmıştır ki zira, ölünceye kadar kapanmaz, ara ara ağrır o … >> Devamı